Kanser Belirtileri
ana sayfa bize ulaşın hakkımızda üyelik site haritası         English ENGLISH
danışma kurulu gıda güvenliği dergisi bilimsel görüş ve raporlar haberler etkinlikler & projeler şehir efsaneleri efsa videoları sıkça sorulan sorular yararlı linkler

GGD Basın Ofisi
Yiyeceklere Bakmadan Almayın
Türkiye'de gıda güvenliği konusunda uygulamaların yetersiz olduğunu düşünen 40 üretici firmanın yaklaşık bir yıl önce kurduğu Gıda Güvenliği Derneği faaliyetlerine başladı. Türkiye'de gıda güvenliğinin kanayan bir yara olduğunu söyleyen dernek başkanı Samim Saner, üreticilerle tüketiciler arasında bir uzlaşı platformu oluşturmak istediklerini anlatıyor. Şimdiye kadar sadece kötü örneklerin gündeme geldiğini anlatan Saner, artık iyi örneklerin gündeme getirilerek kötülerin bu şekilde ayıklanacağını vurguluyor.
Kalite Derneği bünyesindeki üyelerin, gelen talepler doğrultusunda kurdukları Gıda Güvenliği Derneği, üreticiler, tüketiciler ve devlet arasında bir uzlaşı platformu oluşturmayı hedefliyo yüzden hem üreticiye hem de tüketicilere ; eğitimler vermeye başlayan dernek önümü günlerde Avrupa Birliği'nden uzmanların verdiği 3 ayrı projeye de imza atacak. Bu projelerden biri ilköğretim çağındaki çocuklara yönelik
Sağlıklı gıda üretiminin sağlıklı gıda tak mümkün olacağını belirten Samim Saner, e min çok önemli olduğunu ve bunun için de retim çağındaki çocuklardan başlayacakları latıyor. Bu konuda bilinçlenen çocukların a: babalarını da eğiteceklerini belirten Saner, sonra ev hanımlarına yönelik projelerin hayata geçeceğini anlatıyor. "Tarladan sofraya" sloganıyla çalışmalarına hız veren Gıda Güvenliği Derneği, üreticilere yönelik geliştirdiği ödüllü projeler ile de sağlıklı ve güvenilir gıda üreticilerini gündeme getirmeyi hedefliyor.
Samim Saner, Türkiye'de üretilen bazı gıdaların Avrupa'daki ülkelere girişinin yasaklandığını hatırlatarak, Avrupa Birliği müzakere sürecinde başımızı ağrıtacak en önemli konunun gıda güvenliği olduğunun da altını çiziyor: "31 müzakere maddesinden ilki malların serbest dolaşımı. Gıda güvenliği sağlanmadığı müddetçe malların serbest dolaşımı diğer üyeler için büyük bir tehlike arzediyor." Saner, bunun tüketiciler açısından iyi sonuçlar doğuracağının da müjdesini veriyor.

Gıda alışverişinde bunlara dikkat edin
·Özellikle pazarlardan nasıl üretildikleri takip edilemeyen risk faktörü yüksek et, süt ve ürünlerinin satın alınmamalı.
· Hormonlu ve aşırı zirai kalıntı taşıyan meyve ve sebzeleri pazardaki satış yerlerinden takip etmek mümkün olmadığı için güvenilir marketlerden almalı.
· Avrupalı ülkelerin en önem verdiği konu malın izlenebilirliği. Bu da ambalajlı paketlerde mümkün. Bu yüzden özellikle risk faktörü yüksek gıdalarda ambalajlı olanları tercih etmek gerekiyor.
· Ürünün ambalajlı olmasıyla da iş bitmiyor. Ambalaj üstüne tarım bakanlığının üretim izin ve tarihinin olması gerekiyor.
· Son kullanma tarihine çok dikkat edilmesi gerekiyor.
· Deforme olmuş ambalaja sahip gıda satın alınmamalı. Tüketici en iyi müfettiştir. Bu yüzden satın almadığınız gıdayı aynı zamanda cezalandırmış oluyorsunuz. Eğer ortada şikayet edilecek bir durum varsa bu Tarım Bakanlığı, Tarım îl Müdürlükleri, valiliklerdeki tüketici masaları ve Gıda Güvenliği Derneği www.ggd.org.tr vasıtasıyla yapılabilir.
· Açıkta satılan ürünleri almamak lazım. Küçük miktarlarda peynir bile alacak önce tenekesini yada poşetini inceleyip öyle alın.
· Salatalar lağım sularıyla sulanabildiği için sağlığımızı tehdit eden en önemli gıdalardan. Bu yüzden poşetlenmiş olanları satın almak lazım. Eğer pazardan satın alınmış ise bir lavabo dolusu suya iki çorba kaşığı çamaşır suyu ilave edilerek yıkanmalı ve bolca durulandıktan sonra tüketilmelidir.
· Satın aldığınız suların üstünde Sağlık Bakanlığı'nm izniyle ibaresi olması gerek. Etiketi ve kapağın defalarca kullanılıp kullanılmadığını anlamak için çok iyi kontrol edilmeli.
· Hemen her tür gıdanın kaçak üretimi yapılabiliyor. Ama daha çok et, süt ve ürünlerinde, çikolata, şekerleme, pekmez, tahin gibi gıdalarda rastlanıyor.
· Evlerde konserve yapılmamalı. Çünkü bozulduğunda bu gıdalar direkt öldüren zehirler üretiyorlar. Kapağı şişmiş konserveler satın alınmamalı.
· Türkiye'de tüketilen sütün yüzde 70 hala açık sütten oluşuyor. Bu sütler büyük tehlike riskini de beraberinde taşıyor.
· Dondurulmuş gıdayı defalarca çözüp tekrar dondurmamak lazım.
· Birkaç öğünlük yapılan yemeklerin çabuk soğuyabilmesi için sığ kaplarda tutulması gerek.
· Lokantalarda sürekli aynı ısıda tutulan yemeklerin 65-85 derece arasında olması gerek. Bu ısı aralığındaki gıdalar 24 saat dahi bekletilebilir. Bu ısı aralığında bakteri üretimi olmuyor. Aksi takdirde uzun süre 30 derecede bekletilen gıdalar büyük tehlike arzediyor.
· Çok büyük çapta döner takan yerlerden döner satın almamak gerek. Çünkü ortada kalan et sürekli aynı ısıda uzun süre beklediği için bakteri üretiyor.
· Yumurtanın beyazında salmonella riski olduğu için çiğ yumurta tüketilmemeli.
· Özellikle kırmızı et mutlaka çok iyi pişmiş olarak yenmeli.

24 Ekim 2004 Sabah Aktüel Pazar

21 Şubat 2005, Pazartesi

geri
caretta iletisimTAYBO.NET